[ad_1]

Cumhurbaşkanı Erdoğan, buradaki konuşmasına, “Sevgili gençler, kıymetli dava ve yol arkadaşlarım, AK Parti’mizin ve geleceğin mimarları, sevgili genç kardeşlerim, her birinizi en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Sizlerin şahsında ülkemizin dört bir ucunda AK Parti Gençlik kollarımızda görev alan tüm gençlerimizi hürmetle selamlıyorum.” diyerek başladı.
Erdoğan, “Sınırlarımız içinde ve dışında vatanımızın bekası, milletimizin istiklali uğrunda cansiperane görev yapan genç mehmetçiklerimizi, polislerimizi, jandarmalarımızı, güvenlik korucularımızı muhabbetle selamlıyorum. İsrail’in devlet terörüne 15 aydır teslim olmayan Filistin’in, Gazze’nin yiğit gençlerini, 61 yıllık Baas zulmüne destansı bir zaferle son veren Suriye’nin devrimci gençlerini, gönül ve kültür coğrafyamızın farklı köşelerinde hayat ve haysiyet kavgası veren tüm genç kardeşlerimi, ak gençlik adına saygıyla selamlıyorum. Terör örgütlerinin kalleş saldırılarında toprağa düşen tüm kahramanları, tüm gençlerimizi bugün bir kez daha rahmetle yad ediyorum. 15 Temmuz gecesi FETÖ’cü hainlerin kurşunlarına göğüslerini siper eden Abdullah Tayyip Olçok’u, Mahir Ayabak’ı, Mutlucan Kılıç’ı ve diğer tüm genç şehitlerimize Cenabıallah’tan rahmetler niyaz ediyorum. Rabbim ruhlarını şad, mekanlarını cennet eylesin. Rabbim onları cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin.” ifadelerini kullandı.
Abdurrahim Karakoç’un “Gençliğe Mesaj” şiirinden bir bölümü okuyan Erdoğan, “Yiğidim, aslanım, ha gayret eyle/Gaflet üstümüzde kalmasın böyle/İmanla yatıp-kalk, ihlâsla söyle/Kutlu mesaj verilmeyi bekliyor/Ölü dünya dirilmeyi bekliyor/Nizam-ı Âleme içten talip ol/Kızılelma neredeyse ara bul/Bağlamasın seni şöhret, para, pul/Hesaplar var, sorulmayı bekliyor/Ölü dünya dirilmeyi bekliyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
Sevgili gençler, işte sizin yolunuz, gayeniz, hedefiniz, ufkunuz budur. Sizin ufkunuz Hoca Ahmet Yesevi’nin ufkudur. Sizin ufkunuz Yunus Emre’nin, Hacı Bektaşi Veli’nin ufkudur. Sizin ufkunuz Bilge Kağanların, Alpaslanların ufkudur. Sizin ufkunuz Ya ben İstanbul’u alırım ya İstanbul beni diyen Fatih Sultan Mehmet’in dünyayı dize getiren Yavuz Sultan Selim’in ufkudur. Sizin ufkunuz bilgeliği siyasetnamelere sığmayan, hepsini bugün rahmetle andığımız büyük devlet adamlarının ufkudur. Sizin ufkunuz istiklal ve istikbal yiğitlerinin, şehitlerin, gazilerin ufkudur. Sizin ufkunuz Kuvayi Milliye’nin ufkudur. Sizin ufkunuz bu toprakları yurt kılan Anadolu Alplerinin, Anadolu Erenlerinin, Anadolu Ahiilerinin, Anadolu Bacılarının ufkudur. Sizin ufkunuz bu coğrafyayı nakış nakış işleyen kardeşlik hamuruyla yoğuran ediplerimizin, alimlerimizin, ariflerimizin ufkudur. Şunu bugün bir kez daha büyük bir bahtiyarlıkla ifade etmek isterim. Mehmet Akif’in, Asım’ın nesli hayali sizde tecelli ediyor. Üstat Necip Fazıl’ın ideal gençlik rüyası sizinle tabir ediliyor. Merhum Sezai Karakoç’un diriliş nesli sizde vücut buluyor. Ömrünü İlayı Kelimetulllah’a adamış dava adamlarımızın hayalini sizde gerçeğe dönüşüyor.
Hepiniz Fatihin İstanbul’u fethettiği yaştasınız. Hepiniz Fatih’in İstanbul’u fethettiği ruha ve inançta olmalısınız. Unutmayın, her biriniz başı başına birer Türkiyesiniz. Sizler bu milletin istikbalisiniz, aydınlık yarınlarısınız. Sizler ezilenlerin kurtuluş umudu, hür dünyanın gür sesisiniz. Sizler vicdanıyla, asaletleriyle, duruşuyla büyük bir milletin evlatlarısınız. Her birinizi yürekten selamlıyorum. Her birinizi tek tek tebrik ediyorum. Gençler, şahsıma sizler gibi vefalı, sizler gibi gayretli, mücadeleci yol ve dava arkadaşları bahşettiği için Rabbim’e hamdediyorum.
Ayrıntılar gelecek…
[ad_2]

