Sessiz stres: Çocukların bedeni nasıl sinyal veriyor?

GÜNCELGÜNDEMSON DAKİKA


Çocuklarda stres artık yalnızca ruhsal bir sorun değil; bedensel bir alarm haline geliyor. Son yıllarda hem okul ortamındaki rekabet hem de dijital dünyanın baskısı, çocukların stresle başa çıkma gücünü zorluyor. Ancak en çarpıcı olan şu, stres yaşayan çocuk, bunu genellikle kelimelerle değil, beden diliyle anlatıyor.


Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Meltem Erol, stresin çocuklarda nasıl bir tablo oluşturduğunu ve ailelerin bu belirtileri nasıl fark edebileceğini TRT Haber’e anlattı.

Huzursuzluk, iştah kaybı, kabızlık, baş ağrısı, uykusuzluk, okul başarısında düşme, arkadaş ilişkilerinde zayıflama gibi belirtiler çoğu zaman stresin dışa vurumudur.

Çocuk Sağlığı Uzmanı Prof. Meltem Erol


Stres, çocukların bedeninde neye yol açıyor?


Prof. Dr. Meltem Erol, stresin çocukların duygusal dengesini olduğu kadar fizyolojik sistemlerini de etkilediğini belirtiyor:


“Stres, çocukların sürekli mutsuz, isteksiz görünmesine neden olabilir; iştah bozulur, vücuttaki kortizol düzeyi etkilenir. Öğrenme, algılama ve konsantrasyon güçlüğüne neden olur. Hiçbir organik sebep olmaksızın karın ağrısı, baş ağrısı gelişebilir. Bağışıklık sistemi zayıflar, çocuk sık sık hastalanır.”


Araştırmalar da bu tabloyu doğruluyor. 2025 American Psychological Association (APA) raporuna göre, uzun süreli stres çocuklarda “kortizol direnci” oluşturarak uyku ve büyüme hormonlarını olumsuz etkiliyor. Harvard Tıp Fakültesi tarafından yürütülen bir çalışma da stresin erken yaşta bağışıklık hücrelerini baskıladığını, hastalıklara karşı savunmayı zayıflattığını ortaya koyuyor.

Fotoğraf: Getty[Fotoğraf: Getty]


Stresin bedendeki sessiz dili


Çocukların stresle başa çıkma biçimleri yaşlarına göre değişiyor. Kimi çocuk içe kapanıyor, kimi fazla yemek yiyor, kimi de geceleri altını ıslatıyor.


Erol, “Huzursuzluk, iştah kaybı, kabızlık, baş ağrısı, uykusuzluk, okul başarısında düşme, arkadaş ilişkilerinde zayıflama gibi belirtiler çoğu zaman stresin dışa vurumudur” diyor. Bu durum tıpta “psikosomatik belirtiler” olarak adlandırılıyor.


Uzun süreli stres büyümeyi de yavaşlatıyor


National Institutes of Health (NIH) tarafından yayımlanan son verilere göre, uzun süreli stres büyüme hormonlarını baskılayarak çocuklarda “gelişim geriliği” riskini artırabiliyor. Ayrıca UNICEF 2024 Çocuk Sağlığı Raporu, kronik stresin ilkokul çağındaki çocuklarda öğrenme ve dikkat süreçlerinde kalıcı etkiler oluşturduğunu ortaya koyuyor.


Erol, kısa süreli stresin çocuklar için kimi zaman motive edici olabileceğini ancak uzun sürdüğünde bedenin yorulduğunu ve gelişimin etkilendiğini söylüyor:

“Belirgin etkiler arasında iştah azalması, büyüme hızında düşüş ve uyku bozuklukları yer alır. Stres, çocuklarda hormonal dengeyi bozarak büyümeyi doğrudan etkileyebilir.”


Duygular söylenmezse beden konuşuyor


World Health Organization (WHO) verilerine göre, 2025 itibarıyla dünyada her dört çocuktan biri stres kaynaklı somatik yakınmalar bildiriyor. Bu oran, 10 yıl öncesine göre yüzde 40 artmış durumda.


Stres, çocuklarda sözcüklere dökülemeyen duyguların bir tür bedensel dili haline geliyor. Erol bu durumu şöyle açıklıyor:


“Evet, genelde çocuklar beden diliyle anlatır; psikosomatik yakınmalar şeklinde ortaya çıkar. Karın ağrısı, kabızlık, geceleri alt ıslatma, baş ağrısı, nefes darlığı, kalp çarpıntısı, iştahsızlık gibi belirtiler görülebilir.”


Aileler hangi sinyalleri fark etmeli?


Erol, “Çocuğun davranışlarındaki küçük değişimler bile önemlidir” diyerek şu uyarılarda bulunuyor:


Sürekli yorgun ya da isteksiz görünme


Uykuya dalmada zorluk veya sık uyanma


Karın ağrısı, mide bulantısı, baş ağrısı gibi tekrarlayan şikayetler


Derslere odaklanamama veya okul başarısında düşüş


Arkadaş ilişkilerinden geri çekilme


Bu işaretler erken fark edildiğinde, stresin kronikleşmesi önlenebiliyor.


Peki, aileler ne yapabilir?


Erol, çocukların stresle başa çıkma gücünü artırmanın yolunun güvenli bir iletişim ortamı kurmaktan geçtiğini söylüyor:


“Çocukla iyi iletişim kurmalı, ona zaman ayırmalı, dertlerini dinleyebilmeli. Empati kurarak ve yargılamadan çocuğa yaklaşmalı. Stres yönetimi konusunda çocuğa rol model olmalı.”

İlgili Yazılar

Yorum bırakın

* Bu formu kullanarak verilerinizin bu web sitesi tarafından saklanmasını ve işlenmesini kabul etmiş olursunuz.

Yorum bırakın

PANOHABER.COM.TR
GÜNCEL SON DAKİKA HABER SİTESİ

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul ET Devamını Oku